Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Karaciğerinizi nasıl temizleyebilirsiniz?. Karaciğerinizi nasıl temizleyebilirsiniz?. Sağlık 11 Haziran 2016 14:13
Fotoğraflarla 50 yıl sonra Kuşadası Fotoğraflarla 50 yıl sonra Kuşadası Yaşam 23 Ekim 2013 08:17
Az bilinen 10 Instagram ipucu!. Az bilinen 10 Instagram ipucu!. Sosyal Medya 12 Temmuz 2016 12:22
İnternette gördüğünüz herşeye inanmayın! İnternette gördüğünüz herşeye inanmayın! Sosyal Medya 30 Ağustos 2016 16:49
Milli keskin nişancı tüfeği MKEK JNG-90 BORA-12 Milli keskin nişancı tüfeği MKEK JNG-90 BORA-12 Bilim ve Teknoloji 17 Nisan 2016 08:01 Türkiye’nin yapmış olduğu ilk uzun menzilli keskin nişancı tüfeğidir. Toplam olarak 5 yıllık bir çalışmanın ürünü olup bu çalışmalar sonucunda seri üretime geçmiştir. Bora 12 silahının namlu çapı 7,62 milimetredir.
Kötü arkadaş gazabına uğramış,  uykusu ağır olan 15 insan.. Kötü arkadaş gazabına uğramış, uykusu ağır olan 15 insan.. Medya 07 Eylül 2015 03:58 Üniversite kazanan her gencin ilk meselesi yeni bir hayata başlayacağı şehirde başını sokacağı bir ikametgah bulmak oluyor. Eğitim uğruna ailesinden uzaklaşan taze üniversitelilerin kimi ‘Kalabalıktan hoşlanmam.’ deyip birkaç arkadaş birleşip ev tutuyor. Uykusu ağırsa başına gelmeyen kalmayabilir. İşte uykusu ağır olanlara yapılan bazı şakalar..
Google'da bu hafta neleri aradık? (8-15 Ağustos 2016) Google'da bu hafta neleri aradık? (8-15 Ağustos 2016) Sosyal Medya 16 Ağustos 2016 10:57
Mutfakta hayatınızı kolaylaştıracak aletler Mutfakta hayatınızı kolaylaştıracak aletler Yaşam 01 Haziran 2016 13:15
Demirhindi şerbeti 16 hastalığa iyi geliyor Demirhindi şerbeti 16 hastalığa iyi geliyor Sağlık 01 Haziran 2016 13:35
Teknoloji devleri ilk başta ne iş yapıyorlardı Teknoloji devleri ilk başta ne iş yapıyorlardı Dünya 30 Ağustos 2016 16:28
Yol yaparken beyinlerini evde unutmuş çalışanların yok artık dedirtecek hataları.. Yol yaparken beyinlerini evde unutmuş çalışanların yok artık dedirtecek hataları.. Dünya 26 Ağustos 2015 13:42 Bu kadar büyük hatalar da yapılmaz ki dedirten çalışmalar...
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..