Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
HDP Barajı nasıl geçti? HDP Barajı nasıl geçti? Politika 08 Haziran 2015 15:21 Katılım oranı %86,63 olan 7 Haziran seçimlerinde 54.792.673 seçmenin bulunduğu ülkemizde 47.466.601 seçmen oy kullandı ve bu oyların 46.135.964'ü geçerli sayıldı.Oyların %13.12'sini alan HDP meclise 80 milletvekili ile girdi.Peki bu nasıl oldu?
Fotoğrafçılık diye buna denir Fotoğrafçılık diye buna denir Tabiat 01 Kasım 2014 08:51 Bu kareleri yakalamak gerçek bir kabiliyet gerektiriyor
Japonya hakkında bilinmeyenler Japonya hakkında bilinmeyenler Dünya 02 Temmuz 2016 14:45
Köpekler ile insanlar yer değişseydi nasıl olurdu? Köpekler ile insanlar yer değişseydi nasıl olurdu? Belgesel 23 Ekim 2014 22:39 Köpekler ile insanlar yer değişseydi nasıl olurdu. Köpeklerin bu halleri size tebessüm ettirecek :)
Yurdum  İnsanı .) Yurdum İnsanı .) Yaşam 13 Haziran 2017 22:26
Misvak Mizah Dergisi'nin hazırlamış olduğu en iyi karikatürlerden derlemeler Misvak Mizah Dergisi'nin hazırlamış olduğu en iyi karikatürlerden derlemeler Günün Karikatürü 22 Ağustos 2015 18:59 Haber Seyret'in mizah dergisi misvak'tan en iyi karikatürler..
sosyal medyanın güldüren capsleri sosyal medyanın güldüren capsleri Komik 03 Mayıs 2016 11:11
150 metrelik uçurumdan uçtu: 2 ölü 150 metrelik uçurumdan uçtu: 2 ölü Gündem 12 Haziran 2016 17:37 Artvin'in Yusufeli ilçesinde bir araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu 150 metrelik uçurumdan yuvarlandı. Kazada araçta bulunan anne ile oğlu hayatını kaybetti.
Böbrek hastalarına hurma uyarısı Böbrek hastalarına hurma uyarısı Sağlık 17 Ağustos 2016 18:51
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Diş macununun bilmediğiniz kullanımları. Diş macununun bilmediğiniz kullanımları. Yaşam 11 Haziran 2016 12:38
8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal anılıyor 8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal anılıyor Belgesel 17 Nisan 2015 11:33