Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Eminönü'nün Süsü Martılar Eminönü'nün Süsü Martılar Yaşam 03 Ağustos 2013 12:36 İstanbul'da vapurların takipçisi martılar, Tarihi Eminönü'nü süslüyor.
Mutfaktaki "hakkınızı helal edin" notu Mutfaktaki "hakkınızı helal edin" notu Gündem 25 Ocak 2016 22:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan Tanzanya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan Tanzanya'da Dünya 23 Ocak 2017 15:31
Şeker mi daha çok kilo aldırır yoksa yağ mı? Şeker mi daha çok kilo aldırır yoksa yağ mı? Yaşam 28 Kasım 2016 15:25
İnsan Vucudundan Çıkan 13 Korkutucu Şey (+18) İnsan Vucudundan Çıkan 13 Korkutucu Şey (+18) Medya 20 Nisan 2015 22:28 Bu şeylerin bir insanın vucudundan çıktığına çok şaşıracaksınız..
Putin'in Türkiye'yi işgal etmesini isteyen vatandaşlarımız(!) Putin'in Türkiye'yi işgal etmesini isteyen vatandaşlarımız(!) Gündem 04 Aralık 2015 08:25 Partizan ve ideolojik saplantıları yüzünden kendi ülkelerinin ruslarca işgal edilmesinde bir beis görmeyen bu kullanıcılar şoke etti.! Kemalist, Ateist, Ulusalcı, Mezhepçi Takunya takipçilerinin ilgili paylaşıma yorumları
Dünya'nın saklı cennetlerinden fotoğraflar Dünya'nın saklı cennetlerinden fotoğraflar Bilim ve Teknoloji 09 Ekim 2016 12:46
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Görenler hayrete düşüyor Görenler hayrete düşüyor Dünya 24 Ekim 2014 11:35 inanılmaz yollar görenleri hayrete düşürüyor
Bir adım daha ileri gitse bilim adamı olacak öğrencilerin evlerindeki birbirinden ilginç buluşlar.. Bir adım daha ileri gitse bilim adamı olacak öğrencilerin evlerindeki birbirinden ilginç buluşlar.. Komik 25 Ağustos 2015 03:47 Öğrenci zekası: profesörleri bile aptal konumuna sokan zekadır.Zorunluktan ve köşeye sıkışmış bir öğrencinin hayretler içinde izlenen I.Q. patlamalarıdır
Başsız tavuk 18 ay yaşadı Başsız tavuk 18 ay yaşadı Yaşam 02 Şubat 2016 11:28 Pişirilmek istendi, kafası kesildi yetmedi festivallere çıkarıldı... O ise kafası olmamasına rağmen tam 18 ay boyunca hayata tutundu...
Dişleri beyazlatmanın 5 yolu Dişleri beyazlatmanın 5 yolu Yaşam 12 Haziran 2016 19:09

Kötü arkadaş gazabına uğramış, uykusu ağır olan 15 insan..


Üniversite kazanan her gencin ilk meselesi yeni bir hayata başlayacağı şehirde başını sokacağı bir ikametgah bulmak oluyor. Eğitim uğruna ailesinden uzaklaşan taze üniversitelilerin kimi ‘Kalabalıktan hoşlanmam.’ deyip birkaç arkadaş birleşip ev tutuyor. Uykusu ağırsa başına gelmeyen kalmayabilir. İşte uykusu ağır olanlara yapılan bazı şakalar..

astropay