Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Sosyal medya bu ayakkabıları konuşuyor Sosyal medya bu ayakkabıları konuşuyor Yaşam 21 Nisan 2015 12:05 Japonya'da çekilen küçük bir kız çocuğunun fotoğrafında, arkada gözüken bir çift siyah bot tartışma yarattı.
Ramazan ayında sık yapılan 10 hata Ramazan ayında sık yapılan 10 hata Yaşam 12 Haziran 2016 17:17 Orucun sağlığa faydaları, yaptığımız yanlışlarla vücudumuza zarar verir hale gelebiliyor. Hızlı yemek yemekten sahura kalkmamaya, süt ürünlerini azaltmaktan yağlı yiyecekleri artırmaya, sıcacık pidenin cazibesine kapılıp ölçüyü kaçırmaktan tatlı tüketimine dek birçok yanlış, Ramazan sonrası kilo artışı olarak karşımıza çıkabildiği gibi kas yıkımından saç dökülmesine dek birçok soruna da neden olabiliyor! Ramazan'da en sık yaptığımız 10 hata ve bu konular hakkında önemli uyarılar..
Ayı hiç böyle görmediniz Ayı hiç böyle görmediniz Yaşam 14 Haziran 2016 14:05
İstanbul'un divaneleri İstanbul'un divaneleri Yaşam 12 Kasım 2016 15:45 1400’lü yıllardan, 1900’lü yıllara kadar İstanbul'da yaşamış olan divânelerin ilginç hikayeleri
En ilginç isimler En ilginç isimler Yaşam 01 Şubat 2016 11:32 Bazı ailelerin hiç şakası yok, işte en ilginç 32 isim
Akıl ve zeka arasındaki 10 fark Akıl ve zeka arasındaki 10 fark Bilim ve Teknoloji 13 Temmuz 2016 15:47
Hurda araçları servete dönüştürdü. Hurda araçları servete dönüştürdü. Otomobil 06 Kasım 2016 14:44
Jobs'un 30 yıllık hazinesi günyüzüne çıktı Jobs'un 30 yıllık hazinesi günyüzüne çıktı Bilim ve Teknoloji 24 Eylül 2013 14:56 Apple’ın 2011’de hayatını kaybeden efsane CEO’su Steve Jobs’ın 30 yıl önce arkadaşlarıyla beraber gömdüğü zaman kapsülü, National Geographic ekibi tarafından saklı olduğu yerden çıkarıldı. Zaman kapsülü, 20 yıl sonra çıkarılması için gömülmüştü ancak nerede olduğu unutulunca planlanandan 10 yıl sonra bulunabildi.
İstanbul'un yanı başında 'sakin cennet' İstanbul'un yanı başında 'sakin cennet' Yaşam 07 Eylül 2016 09:30
Uçak denize açıldı Uçak denize açıldı Dünya 24 Ağustos 2016 18:27
Her gün 1 saat yürüyün. Her gün 1 saat yürüyün. Sağlık 01 Ağustos 2016 20:40
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..