Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Onları hep yüzlerindeki çizgilerle tanıdık.. Onları hep yüzlerindeki çizgilerle tanıdık.. Medya 19 Ağustos 2015 14:12
Cerablus'ta çocukların özgürlük sevinci Cerablus'ta çocukların özgürlük sevinci Gündem 01 Eylül 2016 19:45 TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon Hava Kuvvetlerince Suriye'nin Türkiye sınırındaki Cerablus bölgesinde terör tehditlerine karşı yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Özgür Suriye Ordusu, Cerablus'ta kontrolü tamamen ele geçirdi. Özgür Suriye Ordusu'nun kontrolü ele geçirdiği Suriye'nin Halep kentine bağlı Cerablus ilçesinde daha güvenli bir hayata kavuştuklarını belirten çocuklar, mutluluklarını askerlerle paylaştı.
İnternetinize gizli bağlananları bulmak için bunu yapın! İnternetinize gizli bağlananları bulmak için bunu yapın! Bilim ve Teknoloji 05 Eylül 2016 21:46
FETÖ'cüler TSK'ya nasıl sızdı. FETÖ'cüler TSK'ya nasıl sızdı. Gündem 22 Temmuz 2016 17:27
Lenovo'dan  bükülebilir ekranlı telefon Lenovo'dan bükülebilir ekranlı telefon Bilim ve Teknoloji 11 Haziran 2016 09:39
Bilim ve İş Adamları Capsleri Bilim ve İş Adamları Capsleri Medya 21 Ekim 2014 17:56 Bilim ve iş adamlarının alanları ve felsefesine göre yapılan ustaca capsler
Nuh'un Gemisini yeniden inşa ettiler Nuh'un Gemisini yeniden inşa ettiler Dünya 07 Mayıs 2016 12:08
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Yılan Taklidi Yapan Canlı! Yılan Taklidi Yapan Canlı! Tabiat 08 Aralık 2015 00:27 Resimdeki canlı Hemeroplanes Triptolemus.
Sarımsağın faydaları saymakla bitmiyor Sarımsağın faydaları saymakla bitmiyor Sağlık 20 Haziran 2016 14:18
Karaciğerinizi nasıl temizleyebilirsiniz?. Karaciğerinizi nasıl temizleyebilirsiniz?. Sağlık 11 Haziran 2016 14:13
Keşke benimde olsa dedirten bir mekan Keşke benimde olsa dedirten bir mekan Tabiat 25 Mayıs 2016 15:52

10 / Lijar vs. Fransa


1883 yılında İspanya Kralı 12. Alfonso, Paris’e ziyareti sırasında halk tarafından hakaretlere ve hatta birkaç saldırı girişimine maruz kaldı. Bunu duyan İspanya’nın güneyinde ufak bir kasaba olan Lijar’ın Belediye Başkanı Don Miguel Garcia Saez, Fransa’ya karşı savaş açtı. 14 Ekim 1883 tarihinde başlayan savaş, 1976 yılında İspanya Kralı Juan-Carlos’un Paris ziyaretinde saygıyla karşılanmasıyla son buldu ve 1981 yılında resmi olarak Lijar halkı savaşın bittiğini açıkladılar.