Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Suyu neden oturarak içiyoruz? Suyu neden oturarak içiyoruz? Sağlık 13 Haziran 2016 16:59
Yatmadan birkaç saat önce kiraz yerseniz... Yatmadan birkaç saat önce kiraz yerseniz... Sağlık 01 Haziran 2017 10:33
Türk Esnafının Gereğinden Fazla Dürüst Olduğunu Gösteren yazılar Türk Esnafının Gereğinden Fazla Dürüst Olduğunu Gösteren yazılar Komik 28 Mayıs 2016 14:51
Guinness Rekorları Kitabı 2017'nin en ilginç rekorları Guinness Rekorları Kitabı 2017'nin en ilginç rekorları Dünya 17 Eylül 2016 12:03 Bu sene 62'nci basımı piyasaya sürülen 2017 Guinness Rekorlar Kitabı'nda birbirinden ilginç 4 bini aşkın yeni rekor bulunuyor. İşte o rekorlardan en ilginçleri..
Dünyadan güzel kareler. Dünyadan güzel kareler. Yaşam 14 Haziran 2016 13:55
Çocuklarınızın Kediye İhtiyacı Olduğunu Gösteren 20 Harika Fotoğraf Çocuklarınızın Kediye İhtiyacı Olduğunu Gösteren 20 Harika Fotoğraf Yaşam 14 Nisan 2015 07:21
Milli keskin nişancı tüfeği MKEK JNG-90 BORA-12 Milli keskin nişancı tüfeği MKEK JNG-90 BORA-12 Bilim ve Teknoloji 17 Nisan 2016 08:01 Türkiye’nin yapmış olduğu ilk uzun menzilli keskin nişancı tüfeğidir. Toplam olarak 5 yıllık bir çalışmanın ürünü olup bu çalışmalar sonucunda seri üretime geçmiştir. Bora 12 silahının namlu çapı 7,62 milimetredir.
Çöl Varan'ı  Şanlıurfa'da görüntülendi Çöl Varan'ı Şanlıurfa'da görüntülendi Belgesel 20 Haziran 2016 20:27
Yere düşen yiyecek yenir mi? İşte cevabı! Yere düşen yiyecek yenir mi? İşte cevabı! Sağlık 22 Mart 2017 21:26
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Ayak kokusundan kurtulmak istiyorsanız... Ayak kokusundan kurtulmak istiyorsanız... Sağlık 05 Haziran 2017 13:42
Saç Kesimleriyle, Korku Filmlerinden Çıkmış Gibi Görünen 14 Çocuk Saç Kesimleriyle, Korku Filmlerinden Çıkmış Gibi Görünen 14 Çocuk Medya 21 Nisan 2015 20:05 Bu saç kesimlerin bir berber tarafından yapıldığına inananmayacaksınız.