Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Galeriye 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Duolingo'dan Çirkin Türkiye Propagandası Duolingo'dan Çirkin Türkiye Propagandası Bilim ve Teknoloji 08 Haziran 2016 16:05 Dünya çapında milyonlarca kullanıcısı olan Duolingo isimli uygulama yabancı dil öğrenmek ve pratik yapmak için en çok tercih edilen uygulamalardan. Ancak uygulamanın İngilizce bilenlere Türkçe öğreten kursunda seçilen cümleler hükumet ve din düşmanlığı üzerine kurulu olması dikkatleri çekti.
'Şükür Bayramı' nasıl 'Şeker Bayramı' oldu? 'Şükür Bayramı' nasıl 'Şeker Bayramı' oldu? Tarih 17 Temmuz 2015 09:07 Ünlü tarihçi Murat Bardakçı, Habertürk'teki köşesinde Ramazan Bayramı'nın bazı kesimlerce 'Şeker Bayramı' olarak adlandırılmasının nasıl gerçekleştiğini yazdı.
Kadınların İcat Ettiği 24 İlginç İcat Kadınların İcat Ettiği 24 İlginç İcat Medya 26 Nisan 2015 23:42 Çoğumuz biliminsanları olarak erkek bilim insanlarını daha çok tanımakta. Kadınların icat ettiği bu icatları hep beraber inceleyelim..
İnanılmaz Bir Şekilde Dengelenmiş 7 Şey İnanılmaz Bir Şekilde Dengelenmiş 7 Şey Medya 27 Mart 2015 21:09 Dengeleme Sanatı
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
Limonla lekelere veda edin. Limonla lekelere veda edin. Sağlık 06 Ocak 2017 18:54
Kalemlerden heykeller büyülüyor Kalemlerden heykeller büyülüyor Yaşam 19 Mart 2015 16:08 Bildiğimiz kurşun kalemler usta ellerle geçince böyle sanatla buluşuyor..
Çanakkale Geçilmez Çanakkale Geçilmez Belgesel 24 Nisan 2015 08:53
Öyle bir şey yaptı ki Öyle bir şey yaptı ki Yaşam 22 Haziran 2016 20:32
Polis hattına duygulandıran mesajlar!. Polis hattına duygulandıran mesajlar!. Gündem 22 Temmuz 2016 15:55
Kaplumbağanın Yılanla Savaşı Kaplumbağanın Yılanla Savaşı Belgesel 10 Nisan 2015 13:46 Kaplumbağa dev yılana yem olmamak için verdiği hayat mücadelesi saniye saniye fotoğraflandı. işte vahşi doğada yaşam mücadelesi.
Mimarisi İle Ön Plana Çıkan 10 Muhteşem Kütüphane Mimarisi İle Ön Plana Çıkan 10 Muhteşem Kütüphane Yaşam 14 Nisan 2015 07:13