Bu Fotoğraf Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

  • UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Misvak Mizah Dergisi'nin hazırlamış olduğu en iyi karikatürlerden derlemeler Misvak Mizah Dergisi'nin hazırlamış olduğu en iyi karikatürlerden derlemeler Günün Karikatürü 22 Ağustos 2015 18:59 Haber Seyret'in mizah dergisi misvak'tan en iyi karikatürler..
Bunun çölün ortasında ne işi var Bunun çölün ortasında ne işi var Tabiat 22 Nisan 2015 11:32
Türkiyenin en güzel manzara resimleri Türkiyenin en güzel manzara resimleri Dünya 30 Ağustos 2016 18:46
Sağlık için böğürtlen Sağlık için böğürtlen Sağlık 20 Haziran 2016 12:48 Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, böğürtlenin baştan ayağa kadar faydalı bir sağlık besini olduğunu belirtti.
Zemzemin gizemi çözülemiyor! Zemzemin gizemi çözülemiyor! Yaşam 14 Mayıs 2017 20:42
Balıkçı Bunu Beklemiyordu, İşte Balık Ağına Takılan O şey Balıkçı Bunu Beklemiyordu, İşte Balık Ağına Takılan O şey Belgesel 13 Mayıs 2015 21:04 Tonlarca balık tutan balıkçının ağına takılan bu şey balıkçıyı bile şaşırttı..
Ön yargılarınızdan kurtulmak için 'Tarihi Yanılgılar'a bakın Ön yargılarınızdan kurtulmak için 'Tarihi Yanılgılar'a bakın Dünya 21 Nisan 2015 14:58 "Büyük lokma ye, büyük söz konuşma" sözünü doğrulayan tarihi yanılgılar.
80'lerde 90'larda çocuk olmak 80'lerde 90'larda çocuk olmak Yaşam 03 Kasım 2015 18:32 Ne değişti de böyle olduk! Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . . En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.Susayınca girer evlerine su içerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi.?? Paylaşmanız Dileğiyle..
1 Kasım sonrası Beytüşşebap sokaklar 1 Kasım sonrası Beytüşşebap sokaklar Gündem 04 Kasım 2015 03:30 Bu çoçuklar bu toprakların geleceği Hepsi okuyacak! Öğretmen olacak Doktor olacak Bu güzel topraklara hizmet edecek!
Yaşıt olduklarına inanamazsınız! Yaşıt olduklarına inanamazsınız! Yaşam 30 Mayıs 2017 17:04
Yılan Taklidi Yapan Canlı! Yılan Taklidi Yapan Canlı! Tabiat 08 Aralık 2015 00:27 Resimdeki canlı Hemeroplanes Triptolemus.
Nanenin faydaları saymakla bitmiyor. Nanenin faydaları saymakla bitmiyor. Sağlık 14 Ekim 2016 22:26